5 Eylül 2013 Perşembe

Saçlarımın 1 senelik geçmişi :))

Sanırım kısa saç bana göre değil... Çünkü bakması ve şekillendirmek uzun saç kadar kolay değil... Siyah saçı da çok sevdim ama kahve rengi benim rengim değil :) Şimdi kısa ve küllü kahve :)) bu ben değilim...
Sarı favori ama dip boya olayını sevmiyorum :)) Pembeye kaçan kırmızıyı çok sevdim ama 15 günde bir boya yapmak çok sıkıcı.. Bir yerde pes ediyorsunuz hadi kızıl yapayım dediniz mi saçı o kızıldan kurtarmanız elde değil... Hopp tekrar kahve olmadı siyah... Bir bakmışsınız saçınız yanmış süprizzzz değil aslında :) beklenen sonuç. 








Sevgiler.. Stilbe
Stilbee, uzun saç, kısa saç, sarı saç, kırmızı saç, pembe saç, kahverengi saç, kıvırcık saç, kızıl saç.

Benim Olsaydınız Ne Kadar Güzel Olurdu....

Bir gün olacaksınız ama biliyorum  :)




















Dekopaj Yapıyorum Dostlar.... :)

Artık saçlarım dışındaki çoğu tarzım oturdu sanırım :) Saçlarla ilgili post yazımı yazdığımda bana hak vereceksiniz:)
Evet ev dekorasyonunda pek modern tarzı sevmediğimi 5 sene evlilik hayımda çok iyi anladım. Renksizliği sevmediğimi, Kahvenin, kremin ve siyahın benim rengim olmadığını anladım.. Ki hazırda olan salon koltuk takımım krem :)) Ama artık biliyorum ki vintage tarzını seviyorum... Biraz eski kokmalı biraz oymalı ayaklar, kıvrımlı koltuklar, çiçek desenli kumaşlar mesela. Duvar kağıtları, danteller... Bomboş odada tek dursa bile o odayı olduracak karaktere sahip berjerler... Kırlentler... Mozaik avizeler...
Eve bir eşya aldınız mı değişiklik yapmak o kadar kolay olmuyor ama küçük rötuşlarla bile farklı bir enerjiyi eve dahil edebiliyorsunuz.. Bir sehpa, küçük bir raf veya eski bir dolap... Tek bir duvarın veya kolonun canlı bir renge boyamak gbi. Bu dolap eşimin ofisinde artık iş germeyen siyah renkli bir müzik seti dolabıydı. Şimdi beyaza boyandı, Benim favorim etsy takip ettiğim bir dükkandan sanırım çaldım :) Henüz bitmedi ama bu kadar büyük bir işe hiç girmemiştim tabi tek başıma değil Ablam ve Komşusu Özlem Abla sayesinde oldu birazda... Onlar olmasa becerebileceğimi düşünemezdim sanırım buradan da teşekkürlerimi iletiyorum...



Bitmiş hali daha sonra blogta.Dekopaj, ahşap boyama, art, baykuş, kız, beyaz....

Salyangoz olabilirler ama güzeller...



Acaba boyanırsa nasıl olurla başladı herşey... Doğadan toplandı, zaten içindeki böceği sıcaktan çoktan ölmüştü.. Biraz Domestoslu (reklam) suda 1 gece bekletildi. Hijyen sağlandı :) Ameliyat eldivenleri ile boya başladı.




Kuruması için çöp şiş çubuklarına takıldı ve verniklendi :)
Sonuç :) Biraz ojelenenler de oldu aralarında.


Sonra baktım güzel oluyor yine toplanır. . . . . Boyalar, vernikler, salyangozlar omuzlanır boyama için bahçeye gidilir ama eldiven unutulur ve bu el bir mavi, sonra kırmızı, biraz siyah ve beyaza bulanır... 


Kurumak için hazırlar.










Salyangoz boyama, Kırmızı, Mavi, Beyaz, Silah, Sprey Boya, Vernik...

Balkon Süslerimi Görmek İster Misiniz?

İlkte biçimsiz gelen dal parçalarından aslında neler neler yapılmaz... Buna örnek, yaptıklarım bana 
ve balkonuma mutluluk verdi...Artık kolaylıkla bulunabilen sprey boyayla boyanır, sonrasında vernikle sabitlenir. Biraz keçe ipten püsküller, Cam boncuklarla da renklendirildi mi tatammmmm :)
 Alçı balık benim eserim değil yapanın ellerine sağlık diyorum... Ortadaki taşı Çökertme'den hatıra olsun diye
alıp eve getirdim, kendinden bir deliği vardı. Cam nazar boncuklarıyla örünce, sergilemek için güzel bir fırsat oldu.. Evet burada çok yapılır biberler, patlıcanlar, bamyalar dizilir kurutulur, kışın afiyetle yenilir... Peki zeytin yaprakları neden dizilmesin ki :)
 Bu sarı kuş kendine bir ev arıyordu, bu dalda ona ev oldu :)
nazar boncuğu, püskül, keçe ip, kuş, boyama, dal, balkon süsü, taş


24 Haziran 2013 Pazartesi

GEZİ PARKI

HER YER TAKSİM ,  HER YER DİRENİŞ...

Taksim olayları başladığı günden beri hayal gücüm uçtu gitti ve yerine bir direnme psikolojisi yerleşti... Taksimde yaratıcı mizahla tanık olduğum, izlediğim, ülkemin güzel insanlarına * Yalnız Değilsiniz * diyorum... Sizi canı gönülden tebrik ediyorum. Ve hep zor durumda halka yardım edip düzeni sağlamakla görevli olduğunu sandığımız, oysa Gezi Parkı olaylarında orantısız gücü, biber gazı, tazyikli su ve tomasıyla gösterdiği korkunç tepkisini de kınıyorum...

GEZİ PARKI DENİNCE AKLIMA GELEN EN GÜZEL KARELERLE DİRENMEYE DEVAM EDİYORUM...



Bir kadının ne çok sıfatı taşır farkına varmayız çoğu zaman. Ama artık biliyoruz, Cumhuriyetin Kadınları vardı hafızamızda şimdi içimizdeler. Direnmek için sokaklara çıkan çocukların Anneleri var Mert ve Cesurlar çocukları gibi. Cennet Annelerin gerçekten ayaklarının altında ve bu gerçekten korkayanlar var. Sonra, Kadınlar ama Masumlar, Kadınlar ama "Meydan Okurlar", haksızlıklara..

Yapılmak istenen kötü bir şey mi ülke adına? Haşa! Hatta uzun bir süre yapılmayışının çoşkusu var insanların içinde artık. Bayrak sallamak için istenen izin yine? Türküm demek için korku niye.. Artık bitti. Kötüye giden düzeninin bozulması demek *Gezi Parkı*. 3-5 ağacın milyonlarca ağaca can vermesi, insanların ellinden alınan özgürlüklerine kavuşması, gözümüzün içine baka baka bölünen bir kalbin toparlanıp tek amaç için tekrar atması demek *Gezi Parkı*





Sende biliyorsun bu insanların alaycı protestosuna tamam deseydin bu denizin kudurmayacağını...
Her şerdeki hayır bu demek ki..

Çok korktu değil mi Türk Polisi bu Çocuktan....


Sen istediğin kadar sık o suyu, Su berraktır, saftır. Islatınca seksidir...  Su temizliktir... Ne kadar kimyasal koyarsan koy bu insanlar için bunu ifade eder....

Bizi öyle şeylere gebe bıraktınız ki tepki tepkiyi doğurdu.. Dünya durdu duran adamla...
Sokak müziklerini yasaklarsan, öpüşmeyi yasaklar, iyi veye kötü bir sebepten insanların bir araya gelmesini yasaklarsan,............ vb bir çok şeyi yine yasaklarsan (bloğa sığmaz yasaklananlar)  ister polisin ecel gibi sokakta gezsinler yinede güzellikler bu direnişi kazanır... Sen kötü olmayı tercih edebilirsin ama bizi bunu alet etme. Sen tecavüze edenleri özgür bırak, mağduruna kürtaj yasak de... Sen katil polisi korkularından dolayı sal ama ama bayrak salladılar özgürlük dediler sen istifa et dediler diye onca kişiyi tutukla. Tabi  sadece bu sebepten tutuklanmıyor Türk Vatandaşı eğer yazarsan tutaklanırsın... Eğer askersen tutuklanırsın... Gazeteciysen tutuklanırsın.... Sanatçıysan tutuklanırsın...

Birde bu durumla alakası olmamış Geziye İstanbul'da yaşıyor olmasına rağmen hiç gitmemiş, hayat bakış açılarının biri teröre sempatisi olan, diğeri 2 kelimede 5 kelimelik anlam ifade ettiğini sanan ama kendinden başka ne dediğini anlaşılmayan iki insanı muhatap al...
Hiç ödemli değil biz maskemizi takar sana şarkılar besteleriz...

Bize 100 Gaz Maskesi Verin 
Park'ı Alalım." Diyen ÇARŞI GRUBU Gönüllerin Yıldızı Oldun..
Fenerbahçelilerin ve Galatasaraylıların yükseleni oldun Beşiktaş..   :)
Ama Ben Artık..
Artık Beşiktaşlıyım... 
Çoğumuzun görmedeği bir Park"ın bizi kendimize getirmesini insan hayal eder miydi?


Dahası mı? Dahası Çok?
 Özgürlük için tepkisiz kalmayın...
  Ulusal Kanal  &  Halk Tv İzleyin..

Yılmaz Özdil'i, Bekir Coşkun'u güzel insanları okuyun...